Meral'in Anasinifi

Konu cocuklar ve onlara dair hersey... Benden de birseyler var tabii :)

Cocuk Resimleri

8/1/2007

 

Cocuklar yaptiklari resimlerle ic dunyalari, gelisimleri ile ilgili bir cok bilgi verirler, yaptiklari resimler kendi gelisimleriyle orantili olarak gelisir. Ilk olarak kalemle gelisi guzel anlamsiz cizgiler cizerler 2 yas civarinda el goz koordinasyonun gelismesiyle birlikte kontrollu karalama donemi baslar, 3 yas civarinda yaptiklari karalamalara isimler vermeye baslarlar renkler gelisi guzel kullanilir. Karalama doneminde cocugun resmine mudahele edilmemeli duzeltilmemelidir zamanla kendi gelisimine paralel olarak resim cizme yetenegide gelisecektir. 5-6 yas doneminde kendi duygu ve dusuncelerini anlamaya baslamasiyla duygularini resimlerine yansitirlar. 7 yasindan sonra cizgileri nesneleri sembolize etmek icin kullanirlar, nesneler gercek buyuklugunden cok cocuk icin anlam derecesine gore cizilir, renk secimini nesnelere uygun yapmaya baslarlar. Ayni zamanda cocuklarin resimlerinde kullandiklari renklerle kisilik yapilari arasinda baglanti oldugu gorulmustur.

 

Bazı öğrencilere; “En çok beğendiğin renk hangisi?” sorusu soruldugunda

·   Mavi, çünkü benim gözlerim mavi. Deniz ve gökyüzü gibi”.        Mavi, çünkü o da kendim gibi canlı”.·         Yeşil, çünkü bana şekerleri hatırlatıyor”.·         Pembe, beni iyi hissettiriyor”.·         Kırmızı, çünkü, sıcak, solmayan bir renk”.·         Siyah, beni üzgün, soğuk, yavaş, ölü gibi hissettiriyor”.·         Gri, çünkü, kamyonun çarptığı bir kedim vardı”. ·         Kırmızı ve maviyi daha çok seviyorum. Çünkü gözünüze çarpıyor, şimşek gibi   parlıyor." gibi ilginc cevaplar alinmis.

Rosa Alschuler ve La Berta Hartwick 150 cocugu kapsayan bir arastirma yapmislar, yapilan arastirmaya gore kirmiziduygulari etkileyen tahrik edici bir renk olduğundan  dolayı en çok tercih edilen rengin kırmızı ve tonları olduğu saptanmış. Mavi, kontrollü, turuncu, arkadaşlık, sempatiklik ve hayali duygularının ön plana çıktığı, siyah rengin ise korku ve heyecan gibi tepkilerin yoğunluğuna işaret ettiği görülmüş.

 

9-12 yas arasi nesneleri gercek buyuklugunde cizer, resimde bir kompozisyon vardir ancak yakinlik uzaklik hatalari golge oyunlari gorulmez. 12-14 yaslari arasinda ise nesnelerin oranlarini, boyutlarini, derinliklerini yansitir bazi cocuklarda bu donemden sonra resim yapma istegi kaybolur.

 

Cocuklarla yaptiklari resim uzerinde konusulmasi yaptigi resimlere ve kendisine deger verildiginin bir gostergesi olacaktir bu da cocugun ozguveninin olusmasinda ozgur yaratici dusunmesinde faydali olacaktir. Cocugun resimleri hakkinda sorular sorarken mumkun oldugu kadar acik uclu sorular sorulmalidir "Bu kiz senmisin?" seklinde soracaginiz kapali uclu bir sorunun cevabi "evet" veya "hayir" olacaktir cocugun kendi duygulariyla ilgili cevap almak zorlasir. "Bu kim?" seklinde sorulan bir soruyla birlikte alacaginiz cevap cok daha aciklayici olacaktir. Cocuga yetiskin gibi davranilmali, resimleri hakkinda konusulmali ama hicbir zaman sorgulanmamali, yetiskinin cizdigi resim ozelliklerinde calismalar beklenilmemelidir.

 

Cocugun yaptigi resim hakkinda konusmanin yani sira resimde kullandigi cizgilerde duygusal durumu hakkinda bircok ipucu verir. Butun sayfayi kaplayan buyuk resimler veya sayfanin cok kucuk bir kismini kaplayan resimler ic konrol zayifligi, hiperaktivite, dikkat daginikligi, saldirganlik, urkeklik, benlik saygisi dusuklugu, ice donukluk gibi durumlarda anlamli olabilir. Bazi beden kisimlarinin abartili veya kucuk cizilmesi de anlamli olabilir. Ornegin, basin abartili veya kucuk cizilmesi zihinsel acidan kendini yetersiz goren cocuklarda, agizin abartili veya kucuk cizilmesi konusma ve dil problemi olan cocuklarda, bagimli cocuklarda, goz bebegi olmadan cizilen resimler goz problemi olan cocuklarda, guvensiz ve supheci cocuklarda, ayaklarin abartili veya kucuk cizilmesi guven istegi olan veya kaygili cocuklarda, burunun abartili veya kucuk cizilmesi solunum guclugu ceken cocuklarda veya kuskucu cocuklarda gorulur.

Bazi beden kisimlarinin unutulmasi veya belirsiz olmasi da anlamli olabilir.Ellerin eksikligi guvensizlik, cevreye uyumda gucluk, kollarin eksikligi guvensizlik guc ve kuvvet azligi, bacaklarin eksikligi cocugun kendini desteksiz hareketsiz algilamasi, ayaklarin eksikligi kendine guvensizlik, burunun eksikligi benlik saygisi dusuklugu, agizin eksikligi iliski kurmada zorluk yasayan cocuklarin resimlerinde gorulmustur.

 

Bu arada konuyla alakasi yok ama yeni basligim nasil olmus?

Yeni basligim icin kartopuma cooook tesekkur ederim, ellerine saglik..

 

Meral

 

 

Gecenlerde Emre Akoz kose yazisinda, Louann Brizendine'nin "The Female Brain" (Kadin Beyni) adli kitabinda yer verdigi bir arastirmadan bahsetmis.  Kansas Universitesi'nden Betty Hard ve Todd R.Risley'in yaptigi arastirma sonuclari cok ilginc geldi bana. Arastirmada fakir ve zengin ailelerin cocuklariyla olan iliskileri ve bunun cocuklarinin zekasina yansimasi arastirilmis. Sonuclara gore Sosyo-ekonomik durumu yuksek bir ailenin uc yasindaki cocugu 1100 kelime biliyor diger ailenin cocugunda ise bu sayi 525'e dusuyor. Cocuklarin kelime dagarciklariyla zeka seviyleleri baglantili zengin aile cocuklarinin zeka katsayisi 117 fakir ailelerde 79'a dusuyor. Zengin ailede yasayan bir cocuga bir saatte 478 kere hitap ediliyor (kisa ve uzun cumleler olarak) ve hitaplarda kullanilan, uc yasina gelene kadar cocuklarin duydugu olumlu tesvik edici hitap sayisi 500 bin, engelleyici hitap sayisi 80 bin. Fakir anne babalarda ise saatteki hitap sayisi 178'e dusuyor cocuk 3 yasina gelene kadar duydugu olumlu tesvik edici sozler 75 bin ama cocugun duydugu olumsuz kelime sayisi 200 bine cikiyor. Sonuc olarak cocuga hitap seklimiz cok onemli olumlu kelimeler kullanilarak daha cok hitap edilen cocuklarin kelime dagarcigi daha cok gelisiyor bu zekalarini etkiliyor ve hayatta basariyi yakalayabiliyorlar , basariyi yakalamalari daha kolay oluyor.

 

Bana ilginc gelen baska bir arastirmaya gore bir cocuk ergenlik yasina gelene kadar 148.000 defa "yapma" "elleme" gibi olumsuz sozler duyuyormus ve bu cocuklar buyuduklerinde "yapamama"  "edememe" gibi ozguven sorunu yasiyorlarmis.

 

Cogu zaman hic dikkat etmeden kullandigimiz olumsuz kelimeler cocuklari bu denli etkiliyor. Daha zeki, daha basarili bir cocuk yetistirmenin yolu sevgiden, pozitif olmaktan, destekleyici olmaktan geciyor. Oncelikle yapilmasi gereken "yapma" gibi olumsuz kelimeler kullanmaktansa yapilmamasi gereken seyin yerine ne yapilmasini istediginizi soylemek "... yapabilirsin " gibi.

Cocugun yaptigi olumsuz bir davranis sonrasinda "neden yaptin " "kim baslatti" gibi seyler soylemektense "soyle yapmani istiyorum" gibi olumlu konusmaniz hem o andaki olayin buyumesini engelleyecek hem cocuk sizin ne istediginizi ne dusundugunuzu daha kolay anlayabilecek.

 

Cocugun ozguvenini etkileyen en onemli seylerden biride kiyaslanmak. Arkadasiyla, kardesiyle, kuzeniyle onunla bununla her hangi bir sebepten dolayi kiyaslaniyor olmak, yetiskin olarak bizim bile katlanamayacagimiz birseyi cocuklara yapmak onlara yapabilecegimiz en buyuk haksizlik. Kiyaslama ayni zamanda nefret ve kiskancligi da beraberinde getiriyor.

 

Butun bunlarin sonucunda cikarilmasi gereken en onemli ders pozitif olmanin hayatimizdaki onemi  

Kendini iyi hissetmenin, kendini iyi hisseden cocuklar yetistirmenin, sizinleyken mutlu, gulumseyen insanlar gormenin sirri pozitif olmak!!

Pozitif enerjiyle dolu, mutlu bir hayat sizin olsun!!

 

~Meral~